| güle vurgun 的个人资料....:::güℓℓєя ѕєν∂αℓıℓαя...照片日志列表 | 帮助 |
|
11月24日 selamun aleyküm...Seninle buluşmamın adıydı hac. Yolunu kaybetmiş, çamura bulanmışlara İbrahim'in dili ile dedin ki: "İnsanlar arasında haccı ilan et. Yaya olarak ve binekler üstünde her uzak yoldan sana gelsinler. Gelsinler ki kendileri için faydalı olan şeyi görsünler."
Geliyorum Rabbim! Buluşmanın özlemi ve ümidi ile geliyorum. Kendi zanlarımın, nefsimin, korkularımın kurduğu evden, Senin evine hicret ediyorum. Ve biliyorum ki o evde, her olmayacak şey olur hale gelir. Tüm dertlerimin dermanı, gönüllerin ilacı o evdedir. Orası insan sırrına, ümmet sırrına ermek isteyenlerin ilk durağıdır. Orası varlığın merkezidir. Orası gönül semasıdır. Huzurunda olmanın, mutluluğuna varmak isteyenlerin sığınağı o evde, ne bir korku ne de bir üzüntü vardır. Çünkü orası dostlar meclisidir. "Allah dostlarına ne bir korku ne de üzüntü vardır." âyeti oradan yankılanır kâinata. Dostun olan İbrahim'in makamı tüm ümmetin ve peygamberlerin kıblesidir. O gönül evinden dünya halkına esenlikler akıyor. Yolunu kaybetmiş, boğulmuş, sıkışmış ruhlara nefes olsun diye oraya ilahî ruh üfleniyor. O evden ümmete davet var. Ezelden beri yankılanan o hitap hâlâ kulaklarımda. Bana dedin ki: "Ben senin Rabbin değil miyim? Öyleyse kurtul beşerî sıfatlardan, bürün Hz. İbrahim sırrına ve misafirim ol."
Derdin dermanını bulma vakti Ey kul! Hatırla o zamanı ki sen insandın, kâinatın sultanı idin, Allah'ın sohbetdaşı, özel öğrencisi idin. Seni özel seçmiş ve tüm isimlerini sana öğretmişti. Sana kendi ruhundan üfledi. Yedi kat göğü ve yeri senin için yarattı da sana hediye etti. Emaneti senin omuzlarına yükledi. Seninle sözleşti. Ama sen bunları unuttun. Zanlarını, nefsini, kendi evini asıl sandın da aslından özünden uzaklara savruldun. Özüne cevherine yabancılaştın da kendinde bulacağın hakikati Allah'ı unutarak unuttun ve "Allah'ı unutanlar gibi olmayın ki Allah da onlara nefislerini unutturmuştur." âyetine muhatap oldun. "Asra yemin olsun ki insan gerçekten hüsrandadır." âyeti sanki sana sesleniyor. Ancak sahradan bir ses yükseliyor: "Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n- ni'mete leke ve'l-mülk, lâ şerike lek." Yani "Ey Allah'ım, ben Senin davetine icabet ediyorum. Senin ortağın yoktur. Hamd ü senalar sana mahsustur. Bütün nimetler Senden. Bütün mülkler Senindir. Senin ortağın, şerikin yoktur." Sen ey viraneye dönmüş olan! Yıkılmış evinin altında oturup sızlanma, özüne asıl evine dön. "Ondan geldiniz, Ona döneceksiniz." âyetini anlamak, yaşamak için İbrahim'in makamına yönel. Kalk şimdi, sızlanma değil hicret vaktidir. Kıblesi sabır ve tahammül olan olgun kişilerle mânâ sahipleri ile buluşma vaktidir. Şekle, sûrete tapan nefsin put ve heykellerini ortadan kaldırma vaktidir. Derdinin dermanını bulma vaktidir. Rahmete gark olma ve "Rabbim bana eşyanın hakikatini göster." diyen Allah Resulünün hakikatini anlama vaktidir. O kutlu beldeden sana davet var... Ateş; demir, altın ve gümüşün pasını nasıl giderirse hac ve umre de fakirliği giderir, berekete sebep olur ve günahları da siler. Makbul olan haccın mükâfatı da cennettir. İşte! Bu senin için bir rahmettir. Bu sana Hak'tan bir davettir. Kubilay aktaş moral dünyası dergisi
评论 (1)
引用通告此日志的引用通告 URL 是: http://gullerinsultanina.spaces.live.com/blog/cns!A0FD2AFF099BDF63!275.trak 引用此项的网络日志
|
|
|